KADINLAR, HAKLARI İÇİN YÜRÜDÜLER - Tekirdağ Gazete | Tekirdağ'dan Haber VeriyoruzTekirdağ Gazete | Tekirdağ'dan Haber Veriyoruz

28 Mayıs 2022 - 01:02

KADINLAR, HAKLARI İÇİN YÜRÜDÜLER

Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ dolaysıyla yürüyüş yaptı. Yürüyüş ortak basın açıklaması ile son buldu.

KADINLAR, HAKLARI İÇİN YÜRÜDÜLER
Son Güncelleme :

08 Mart 2022 - 23:24

18 Okunma

‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ çeşitli etkinlikler ile kutlandı. Tekirdağ’da ise ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ vesilesiyle Tekira önünden Hasan Ali Yücel meydanına kadar yürüyüş düzenledi.

Yürüyüşe Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, CHP İl Başkanı Şener Zeynel Saygın, Deva Partisi İl Başkanı Hasan Berk Çebi, Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu, Çocuk İhmalini İstismarını Önleme ve Bilinçlendirme Derneği, Tekirdağ Çevre ve Koruma Derneği, Deva Partisi İl Başkanlığı, 29 Ekim Kadınlar Derneği,  Eğitim-Sen, TMMOB, Tekirdağ Tabip Odası, Türk Kadınlar Birliği, Türkiye Sakatlar Derneği, Tekirdağ Barosu, Türkiye Kadın Dayanışma Platromu ve CHP Kadın Kolları katıldı.

Yürüyüşün ardından Hasan Ali Yücel meydanında basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasında Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu adına konuşan, 29 Ekim Kadınları Derneği Tekirdağ Şubesi Başkanı Seval Eşer, her 8 Mart tarihinde kadınların haklarını aramak için meydanları doldurduklarını söyledi.

Kadınları her zaman haksızlığa uğradıklarını da ifade eden Eşer, şunları kaydetti;” Bugün 8 Mart. Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Eşit işe eşit ücret talebi ile yaşamları pahasına mücadele eden kadınların anılarından öğretiler çıkarmaya devam ediyoruz. Onların bize bıraktığı miras, haklarımız için direnme bilincidir. Dünyanın her yerinde kadınlar, her 8 Mart’ta , mücadele kararlılıklarını ifade etmek için alanları dolduruyorlar. Ne yazık ki verilen onca mücadeleye karşın kadınlar, salt iş yaşamında değil, her alanda ikincil olmaktan ve haksızlığa uğramaktan kurtulamadılar. Bugün emek sömürüsünün her geçen gün arttığı, enerjiye ve temel tüketim maddelerine gelen zamlarla birlikte alım gücünün kalmadığı koşullarla karşı karşıyayız. İşsizliğin rekor seviyelere ulaştığı ekonomik kriz koşullarında kadınlar olarak barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçları bile karşılayamaz olduk. Bizler yoksullukla baş etmeye çalışırken, açlıkla mücadele etmek durumunda kaldık. Var olan mesaimize yeni bir mesai daha eklendi; En ucuz ürünü nerede buluruz, hangi saatlerde pazara gidersek daha ekonomik alışveriş yaparız, çamaşır ve bulaşık makinesini saat kaçta çalıştırırsak enerjiden tasarruf ederiz…gibi”

“Kadın Cinayetleri Sürüyor”

Kadın cinayetlerinin sürdüğüne de vurgu yapan Eşer, sözlerini şöyle sürdürdü;” Cumhuriyet’in 2. Yüzyılına girerken, ülkemiz kadınları açısından da durum farklı değil. Kadın cinayetleri almış başını gidiyor. Artık, bir günde kaç kadının katledildiğini ya da şiddete uğradığını hesap edemez durumdayız. İktidar, kadınların yaşam hakkını korumak yerine İstanbul Sözleşmesi’ni fesih girişiminde bulunuyor.  Cinsel Saldırı ve Cinsel İstismar Suçları Adil Sonuçlara Ulaşmıyor. Kadınlar ve kız çocukları, doğrudan ya da erken evlendirmelerle cinsel saldırı ya da istismarın mağduru olmaya devam ediyor. Bu olaylara ilişkin yargısal süreçler, mağdurları da kamuoyunu da tatmin eden adil sonuçlara ulaşmıyor. Bu durum özellikle yeni saldırganlıkların teşvikçisi oluyor.”

“Medeni Yasa’nın İçi Boşaltılıyor”

Kadınları korumak için mevcut yasaların yeterli olmadığını da iddia eden, Eşer;” Kadının insan haklarını güvence altına almak isteyen bir yönetim, şiddetin beslendiği kaynakları kurutmakla görevlidir. Ancak böyle olmuyor. Sözde “nafaka mağdurlarını”  koruma adına bir aylık ekmek parasına dahi yetmeyen yoksulluk nafakasını ortadan kaldırmaya, çalışıyor. Bir yandan aileye değer verdiğini iddia ederken, boşanma halinde, velayeti alan tarafa (genel olarak kadın vasidir) çocuklara ödenen iştirak nafakasını da kadına ödenen bir nafaka gibi göstererek, çocukları ve kadını yoksulluğa mahkum etmek istiyor. Böylece,  boşanmanın çoğunlukla şiddetin sonucu olduğu açıkken, kadını, üç kuruştan da mahrum bırakarak, şiddete razı olup, evli kalmaya mahkum etmek istiyor.  Yapılmak istenen, yarı zamanlı çalışma, hasta, engelli,  yaşlı bakımı hizmetlerinde olduğu gibi kadını sosyal güvencesiz bir hale getirerek eve kapatmaktan başka bir şey değildir. Bu aynı zamanda Cumhuriyet Devrimlerinin en önemli kazanımlarından olan ve kadınlar için dönemine göre eşitlikçi uygulamalar getiren Medeni Yasa’nın altını boşaltma girişimidir” dedi.

“Kadınlar Eğitimden Eşit Yararlanamıyor”

Eğitim de kadınlara eşit hak verilmediğini de ifade eden Eşer; “ 4+4+4 uygulamaları, özellikle kız çocuklarımız aydınlanma olanaklarından mahrum ederken  Tarikat ve cemaatlere terkedilmiş olan eğitim sistemiyle, düşünmeyen, sorgulamayan, bilimsellikten uzak bir nesil hedefleniyor. İşsizlik, İşsizliğin her geçen gün arttığı günümüzde, gerici politikalarla kadın işsizliği  de hat safhaya çıkmış bulunmaktadır. İş yaşamında yer alan kadınların  erkeklere oranla daha az ücret aldıkları da bilinen bir gerçektir.  Bugün ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ortamda zamlar, vergiler, durmadan artarken kadının ekmeği küçülmektedir” şeklinde konuştu.

“Yönetim Kadroları Kadınlara Kapalı”

Kadınların yönetimde çok fazla yer bulmadığını da ifade eden Eşer;” İster özel, ister kamu kuruluşlarında olsun kadınlar, hak ettikleri yönetim görevlerini alamıyor. Yönetmek, erkek işi olarak görülmeye devam ediyor. Yerel yönetimlerden parlamentoya kadınlar hala azınlıktalar. Kadının gücü ve yeteneği erkek egemen bakış açısına kurban ediliyor” dedi.

“Savaşlar Önce Kadınları Vurur”

Ukrayna’da yaşanan savaşa da değinen Eşer;” Yeni bir 8 Mart’a savaş ortamında giriyoruz. Ukrayna’da onlarca  komşu eve ateşin düştüğü günlerdeyiz. Hepimizin içi yanıyor. Ancak, savaşların en çok kadınları vurduğu gerçeği karşısında Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Yurtta Barış Dünyada Barış’’ ilkesini yineliyor ve “Hemen BARIŞ” diyoruz” dedi.

Eşer isteklerini de şöyle sıraladı;

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve her türlü şiddete karşı ne yapılmalı? Gerek iktidar, gerekse iktidara talip olan partilerin yapması gerekenler nelerdir? 1-Kadınların eşit yurttaşlar olduğu, kadının insan hakları ve eşitlik isteminin bir teferruat olmadığı kabul edilmeli,

2-Barış içinde bir dünya ve ülke yaratmanın ancak siyasette ve toplumsal yaşamda kadınların eşit haklara sahip olması ile mümkün olduğu içselleştirilmeli,

3-Evde, işte, sokakta, tüm toplumsal yaşamda şiddetsiz bir yaşam için acil eylem planı uygulanmalı,

4-Kadın emeğinin değersizleştirilmesine ve sömürülmesine, tarımda ve evde ‘’ücretsiz aile işçisi’’ olarak görülmesine izin verilmemeli,

5-Şiddetin,  aile birliğini yok eden en etkin virüs olduğu unutulmamalı. Bu nedenle aileyi korumak adına şiddete göz yumulmamalı

6– Kadının nafaka hakkına el uzatılmasının boşanma hakkının da gaspı olduğu kabul edilerek bu hakkın ihlaline rıza gösterilmemeli,

 7-Eşit istihdam, kreş ve iş yerinde şiddeti önleme mekanizmaları için etkin politikalar uygulanmalı. 

 8–Kadın – erkek eşitliği temelinde istemlerimizin yerine getirilmesi için sözde kalmayan, bütüncül, sosyal ekonomik politikalar uygulamak gerektiği kabul edilmeli

  1. Bütçe hazırlanırken toplumsal cinsiyet eşitliği esas alınmalıdır.

İsteklerimiz olmaz şeyler değil. Kadınlar olarak, evimizde, iş yerimizde, sosyal yaşamımızda, siyasette ve dış ilişkilerde barışın, sevginin, birliğin egemen olduğu, emeğin hakkının verildiği, şiddetsiz ve ayırımsız bir dünya istiyoruz. Böyle bir dünya mümkün, buna inanıyoruz!”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.